İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Genel
  3. Film Hakkında Bilinmeyenler
Trendlerdeki Yazı

Film Hakkında Bilinmeyenler

Film Hakkında Bilinmeyenler Fimler peş peşe resimlerin bir perdeye veya ekrana hızlı bir şekilde yansıtılmasından başka bir şey değildir.

Film Hakkında Bilinmeyenler

Film Hakkında Bilinmeyenler

Film Hakkında Bilinmeyenler Ve Az Bilinenler

Film Hakkında Bilinmeyenler Fimler peş peşe resimlerin bir perdeye veya ekrana hızlı bir şekilde yansıtılmasından başka bir şey değildir.

Görüntülerin hızlı ve düzeli bir şekilde ekrana veya perdeye yansıması biz de sanki bir hareket varmış algısı yaratır. Aslın da olan şey ise hareketsiz görüntülerin. Ardısıra gözümüze yansımasını gerçek hayattaki gibi hareketli olarak algılamamızdır.

– Kolektif bir eğlence şekli olarak hareketli görüntüler yani bizim film dediğimiz şey 35 mm genişliğinde şeritler şeklinde kesilmiş. Esnek ve yarı saydam bir selüloit üzerine basılan fotoğrafik görüntüler biçimin de yayılmaya başladı.

– İlk filmler daha doğrusu ilk sessiz kısa filmler Fransız mucit Louis Le Prince tarafından kayda alınan 1888 yapımı Roundhay Garden Scene olarak bilinir. Bu kısa sinema saniye de 12 kare hızında kaydedilmiş çekimi ise 2.11 saniye sürmüştür. Aynı zaman da guinness rekorlar kitabına dünya da varlığını sürdüren en eski film olarak adını yazdırmıştır.

Film Hakkında Bilinmeyenler

– 1891’de patenti Thomas Alva Edison ve W.K.L. Dickson tarafından alınan ve 1893’ten sonra satışa sunulan Kinetoscope gerçek anlam da sinema sayılmaz. Çünkü sadece bir gösteri kutusundan ibaretti ve bu aygıt ile kısa filmler her defasın da yalnızca tek bir kişi tarafından izlenebiliyordu.

– Selüloz için 35 mm’lik genişlik ilk kez 1892’de Thomas Edison tarafından, tek seferde tek izleyicinin kısa süreli sinema bölümlerini izlemesine olanak sağlayan yukarıdaki maddede bahsettiğimiz Kinetoscope için kullanıldı. Kinetoscope ticari anlamda çok başarılı oldu ve bu yüzden kendisinden sonra gelen film hareketli görüntü oynatma makineleri 35 mm’yi standart olarak aldı.

– Bütün sessiz filmlere bir ses eşlik ediyordu. Sinema gösterimlerinde perdeden geçen görüntüleri yorumlayan, seyirciye görüntülerin içeriğini ve anlamını anlatan açıklayıcılar vardı. Batılı olmayan birçok ülkede yapılan bu uygulama ilk dönemden sonra uzun bir süre daha devam etti.

– Japonya’ da 1930’lara kadar varlığını sürdüren sessiz sinema görüntüye eşlik etmek üzere hareket ve özgün bir metin temin eden Benşi sanatının gelişmesine yardımcı oldu.

– Filme konuşmanın eklenmesi sinemaya müziğinde eşlik etmesi fikrini doğurdu. Başlarda doğaçlama piano parçaları sonra popüler parçalar ardından ısmarlama parçalar filmlere eşlik etti. Özgün müziğe parası yetmeyen yapımcılar telif hakkı olmayan klasik parçalar ile yetinmek zorundaydılar.

Son olarak ilk sinema filmlerinin gösterildiği aygıtlar sayesinde bugün sinema kendi içinde dev bir pazar haline gelmiştir.

 

Yorum Yap

Yorum Yap