1. Ana Sayfa
  2. Sağlık
  3. İnsan Gerçekten Ölümsüz Olabilir mi?
Trendlerdeki Yazı

İnsan Gerçekten Ölümsüz Olabilir mi?

İnsan Gerçekten Ölümsüz Olabilir mi? Muhtemelen hepimiz ne kadar uzun yaşayabileceğimizi düşünmüşüzdür. Bu soru, hayattaki hedeflerinizi gerçekleştirirken ve sevdiğimiz şeyleri yaparken kendimize sorduğu en önemli sorulardan biri olabilir.İnsan Gerçekten Ölümsüz Olabilir mi?

İnsan Gerçekten Ölümsüz Olabilir mi?

İnsan Gerçekten Ölümsüz Olabilir mi?

İnsan Gerçekten Ölümsüz Olabilir mi? Muhtemelen hepimiz ne kadar uzun yaşayabileceğimizi düşünmüşüzdür. Bu soru, hayattaki hedeflerinizi gerçekleştirirken ve sevdiğimiz şeyleri yaparken kendimize sorduğu en önemli sorulardan biri olabilir.İnsan Gerçekten Ölümsüz Olabilir mi?
Yaşam var oldugundan beri. Antik çağlardan buyana insanoğlu, kafasını meşgul eden ve çözüm arayışında olunan birşey var. ölümü Yenebilmek ilk olarak ölümsüzlük iksirini bulmuş olduğumuzu varsayalım.
Hiç şüphesiz dünyada çarpıcı bir değişimi yaşanırdı. Ve yok olan ilk şey savaş olurdu. çünkü ölümsüzlükle birlikte savaşları pek bir anlamı kalmazdı. Muhtemelen insanların kendinden yana olmayanları vurduğu tek yer. Bilgisayar oyunları olurdu.
Bazı biyologlara göre insan içinde aynı olmak üzere bir organizmanın ortalama yaşı 7 ,14, olgunluk dönüm arasında değişiyor.
Bir olgunluk dönemi insan içinse 20,25 yıl arasında değişiyor ki bu da ideal şartlarda insanın 350 yıl yaşayabileceğini gösteriyor.
Gerçek hayatta ise birbirinden farklı etkenler yüzünden bu yaşa ulaşmak imkansız. Çinlilerin efsanevi hikayelerine göre bile en uzun yaşayan Li Ching-Yuen sadece 256 yıl yaşadı ki.

Ölümsüz Olabilir

Bu bile 350 yıllık toplam süreden bile bir hayli düşük. Resmi kayıtlara göre yaşayan en yaşlı insan. 122 yaşına kadar yaşayan fransız bir kadın olan Jeanne Calment Calment 1997, hayatını kaybetti ki. Onun dünyaya geldiği 19. yüzyıl sonunda dünyada ortalama yaşam 30 40 yıldır.
Günümüzde ise ortalama insanın ömrünün 70 yılı hemen hemen bir önceki yüzyılı ikiye katlamış durumda. Belki birgün bu farkların bile önemi kalmayacak. Ve rekor gördüğümüz yaşlara nasıl ulaşabileceğimiz çözebileceğiz Tekrar geri gidip başka bir soruyu soralım.
Geride kalan yüzyılda ne olduda Ortalama insan ömrü ikiye katlandı. ilk olarak antibiyotiklerin icadı ve 1929, Alexander Fleming, Fleming’i kendisine 1945 Nobel ödülü kazandıran, penisilin keşfi geliyor. ikinci olarak hastalık teşhisinde, teknoloji gelişti. Ve bulaşıcı olmayan hastalıkların tedavisinde büyük bir ilerleme kaydedildi.
örneğin, organ kayıplarının önüne organ nakilleriyle geçildi. Diyabetliler için yeni sürüm ilaçlar üretildi. tıkanan veya daralan damarlar, baypas ile açılmaya başlandı. yaşam kalitesini yükselten diğer bir önemli etkendi Temiz su kaynaklarının bulunması.
Model, kanalizasyon sistemlerinin kurulması oldu. Bu iki kritik gelişme hem insanın genel sağlığını hemde kişisel temizliğin önemli ölçüde etkiledi. Evet belki şaşırıyorsunuz ama 19. yüzyıl sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında temiz su kaynakları ve kanalizasyon, pek de bilinen bir yaygın şeyler değillerdi.
Hatta 1980 seksenlerin başına dek. Hala birçok insan koleradan hayatını kaybediyordu günümüzde bu sayı, onbinlerce insana kadar düştü.İnsan Gerçekten Ölümsüz Olabilir mi?

İnsan Gerçekten Ölümsüz Olabilir mi?

Ama henüz sıfıra inebilmiş değil. çünkü günümüzde hala temiz içme suyuna ulaşamayan insanlar var. Bununla beraber yaşlanmayı da başlı başına ele alabiliriz. yaşlanma mekanizması ölüm, DNA’nın içinde gizlidir. insanın vücut hücresi yapısı, geri ortalama 50 kez bölünebilir bu biyolojik olarak kanıtlanmış bir gerçektir.
Zaman ilerledikçe hücrelerin DNA’nın, yaralanmalar sonrası yenilenme ve mütansiyonla mücadelesinde destek olan yaşam desteği sağlayan RNA ve yaşam desteği saglayan protein sentezleri azalır. yaşlı bir hücre ölmediği zaman ne olur diyorsanız bu kanserdir aslında artık ölmeleri gereken hücreler bölünmeye devam ederler. Bunu kontrolsüz bir şekilde yaparlar. organizmanın yaşamını desteklemek yerine organizmayı yok ederler ki. hücre yaşlanmasıyla ilgili bilinen tek ciddi problem değildir.İnsan Gerçekten Ölümsüz Olabilir mi?
Alzheimer ve parkinson’da hücre yaşlanmasıyla doğrudan ilişkilidir ancak bu defa durum farklıdır. Alzheimer ve Parkinson, hücreler bölünmeye devam etmezler. çalışmaya tamamen Bir son verirler. insanoğlu, yaşlanmanın önüne geçebilir mi?
Bu soruya evet diye cevaplayabiliriz çünkü yaşadığımız gezegendeki birçok canlı bunu başardı. Suyun alındığı ve bazı tür bağırsak solucanının ölümsüz olduklarını biliyoruz. bazı kaplumbağa Kirpi Ve balık türleri de uzun yıllar yaşayabiliyorlar Ve kendi türleri arasında bile. inanılmaz sürelerde hayatta kalabiliyorlar çam ağaçlarının çeşitli türleri başta olmak üzere. bazı ağaç türleri de 4000 yıldan uzun süre yaşıyorlar.İnsan Gerçekten Ölümsüz Olabilir mi?
Hemen hemen ölümsüzlük olarak görülüyor. Bunun sebebiyse yaşlanma mekanizmalarını oldukça yavaş. hücrelerini kendim yenileme oranların ise çok daha yuksek olması. günümüzde yaşlanmayı geciktirme amacıyla kök hücreleri üzerinde araştırmalar çalışmalar sürüyor.

İnsan Gerçekten Ölümsüz Olabilir mi?

Bu hücreler doğumuza uzun süre önce geliştirdiğimiz ilk hücrelerimizdir. organlarımız ve dokularımız zigot aşamasından itibaren ortaya çıkan, kök hücre ile gelişiyor. Ve tüm organizma bu kök hücre sayesinde oluşuyor. birçok hastalığın tedavisinde de kök hücre kullanılıyor ki. günümüzde kök hücre enjeksiyonu ile Parkinson tedavisi bile yapılabiliyor.
Tabii ki vücudumuz tehdit eden şeyler. Sadece yaşlılık ve hastalıklar değil. Ne yaparsak yapalım, hangi hastalığı ne kadar tedavi edersek edelim, görünmez kazalar, yaşamımızı ciddi şekilde tehdit ediyorlar. Buzlu bir yolda düşmek. Merdivenlerden yuvarlanmak intihar gibi ilk 10’da yer alan birbirinden farklı ve bilinçli yada bilinçsiz tehditlerle, hayat sona erebiliyor dünyada her 40 saniyede bir insan. intihar ederek yaşamına son veriyor. tüm diğer tehlikeleri ve riskleri, atlatıp yaşlanmayı öteliyebilseniz bile.
İnsan kendi hayatından, kendi insiyatifi ile vazgeçebiliyor Peki ya insanlar yaşlanmayı tamamen durdursalar hastalıkları, yenseler ve diğer tüm ölüm sebeplerinden sıyrılsalar ne olurdu. dünyada yılda 135 milyon kişi doğuyor. 60 milyon kişi hayatını kaybediyordu nüfus artış oranı hala yükselse de.
ölümsüzlük bulunmuş olsa artışımız en az iki katına çıkacak. eğer insanlar şuan ölüm sizi bulurlarsa sadece 25 yıl içinde. dünya nüfusu 11 milyara ulaşabilir. birçok uzmana göre, böyle bir durumda, yiyecek. Ve su kaynakları israf etmek yerine kendimize yetecek kadar kullansak bile kaynaklarımız kısa sürede tükenirdi Bahsedilen tüm problemleri çözsekde.
Hiçbir zaman yüzde yüz verimli ulaşmamız mümkün olmayacak. ölümsüzlüğü bulsak da kanıtlanan bir gerçek bir uzay genişlemeye devam ediyor. Ama ne kadar genişlese de evrenin sıcaklı sabit kalacağı için mevcut enerji, bir noktadan sonra sonsuz yaşam için yetmeyecek. çünkü bir süre sonra enerji ısı, fonda kalmaya devam etmeyecek. Sadece dünyanın veya güneş sisteminin değil tüm evrenin sıcaklığı Mutlak sıfıra inecekti Tabi ki bunlar şuan için korkmamıza gerek yok.

İnsan Gerçekten Ölümsüz Olabilir mi?

Çünkü bu trilyonlarca yıl sürebilecek bir süreç. Hemen yarın, evrenin derinlikleri kafamızı uzatıp Eksi 273 derecelik mutlak sıfırı göremeyeceğiz Bu yüzden ölümsüzlüğün bulunması durumunda insanın uzayın başka bir yerinde yaşanabilir ortam araması için epey zamanı olurdu. varsayımlar kenara koyup, gerçeklerle yüzleşirsek yüzlü yaşlara kadar ilerlemek.
Günümde çoğu insan için ulaşılması neredeyse imkansız bir şey. Ancak sağlıklı beslenme, devamlı fiziksel aktivite düzenli uyku ile insanın yaşam süresini uzatması ve yaşlanmasını geciktirmesi kanıtlanmış bir gerçek. Bunu yaparken bir biyologa ihtiyacımız yok. Bilmemiz gereken tek şey var. Her yeni gün geride kalan, sağlıklı, hayatımızın ilk günü.

Yorum Yap

Yorum Yap