1. Ana Sayfa
  2. Mimarlık
  3. KRAK DES CHEVALİERS, HOMS, SURİYE

KRAK DES CHEVALİERS, HOMS, SURİYE

KRAK DES CHEVALİERS, HOMS, SURİYE

MİMARLIĞA GİRİŞ

 

ÜNİVERSİTE ADI: xxxxxxxxx xxxxxxxxxx
DERS ADI: MİMARLIĞA GİRİŞ
ÖDEV ADI: KRAK DES CHEVALİERS, HOMS, SURİYE
TESLİM TARİHİ: 00/00/0000
ÖĞRENCİ ADI VE SOYADI: sosyal içerik platformu
ÖĞRENCİNİN OKUL NUMARASI: 0000000001

KRAK DES CHEVALİERS, HOMS, SURİYE;Krak des Chevaliers , Akdeniz ve Lübnan’ı aynı anda kontrol edebilme imkanına sahip 650 metre yükseklikteki bir tepenin üzerine, 1031 yılında dönemin Halep Emiri tarafından inşa edildi.Mimarı hakkında bilinen bir bilgi bulamadım.

Krak des Chevaliers, ya da Crac des Chevaliers (Şovalyeler Kalesi), Arapça adıyla ‏قلعة الحصن‎ (Qalʿat al-Ḥuṣn), Suriye’de yer alan bir Haçlı kalesi ve Dünya’nın günümüze kadar korunmuş en önemli ortaçağ kalelerinden birisi. Bölgeye ilk olarak 11. yüzyıl’da, Kürtler tarafından yerleşilmiş ve bunun sonucunda “Kürtlerin Kalesi” anlamına gelen “Hisn el Ekrad” adını almıştır. Haçlıların, Haçlı Seferleri’yle bölgeyi fethetmesinden sonra, Trablus Kontluğu’na bağlanmış ve zamanın Trablus Kontu II. Raymond tarafından, 1142 yılında, Haçlı Seferleri’nde genişçe yer alan en önemli şövalye tarikatlarından biri olan Hospitalier Şövalyeleri yönetimine verilmiştir. Bu zaman içerisinde “Crac dé l’Ospital” adı altında tanınmıştır.

1271’de, Müslümanların Yakın Doğu ve Levant yerleşkelerini tekrar ele geçirmeye başlamasıyla, düşmüş ve Müslüman yönetimini geçmiştir. Haçlı Seferleri’nin sona ermesiyle zamanla aktivitesini yitiren kaleye, 19. yüzyıl’da günümüzde geçerli olan ve en yaygın ismi olan “Krak des Chevaliers” (ya da “Crac des Chevaliers”) adı verilmiştir.

KRAK DES CHEVALİERS, HOMS

Krak des Chevaliers, Humus, Suriye’nin yaklaşık 40 kilometre (20 mi.) batısında, Lübnan sınırı yakınlarında bulunur. Günümüz Suriye’sinde Humus İli’ne bağlı Talkalah İlçesi sınırları içerisinde yer alır.
Suriye İç Savaşı sırasında kale bombardımanlardan dolayı hasar almıştır.

Suriye’nin Humus kentinde bulunan tarihi Şövalye Kalesi (Crac Des Chevalier), dünyanın en iyi korunmuş kaleleri arasında yer alıyor. Kale, 1. haçlı seferi sırasında, 1099 yılında haçlı şövalyelerinin eline geçti.
Yazar Emin Maluf, ahırlar, toplantı salonları, kilise ve erzak depoları eklenerek 2 bin kişilik garnizonu alabilecek büyüklükte bir karargaha dönüştürülen, “Hisn ül Ekrad” adıyla da bilinen kaleyi şöyle tasvir eder:
“Frenkler, en ürkütücü kalelerinden birini Hisn ül Ekrad’ın bulunduğu yere kurar. Yeni kalenin adı pek değişmez. ‘Ekrad’ biraz bozularak önce ‘Crat’ sonra ‘Crac’ yapılır. Kale, heybetli siluetiyle yirminci yüzyılda bile Bukayye ovasına hala tepeden bakar.”

Çeşitli rivayetlere göre kale, 1099 yılında Kudüs’te yaralı şövalyelere ve hac amacıyla Kudüs’e gelen Hristiyanlara yardımcı olmak amacıyla kurulan Şövalyeler tarikatının en önemli üslerinden biri olarak kullanılır. Kudüs’ün Selahaddin Eyyubi tarafından alınmasının ardından Kıbrıs’a ve daha sonra Rodos adasına çekilen Şövalyeler tarikatı, önce “Rodos Şövalyeleri”, daha sonra “Malta Şövalyeleri” adlarını alır.
Nureddin Zengi’nin 1163’te kuşattığı kale, 1188 yılında Selahaddin Eyyubi tarafından da kuşatılır fakat bir türlü alınamaz. Ancak 7 kuleli kale, 1271 yılında Memluk Sultanı Baybars tarafından alınana kadar haçlı şövalyelerinin karargahı ve haçlı ordularının lojistik merkezi olarak kullanılır. Baybars’ın kaleyi fethine ilişkin çeşitli rivayetler bulunuyor. En yaygın rivayete göre Baybars, kale komutanı olan haçlı şövalyesine Trablus’taki haçlı komutanının adını kullanarak “kalenin hemen teslim edilmesini emreden” sahte bir mektup yazar. Baybars’ın, hileli yol kullanmak dışında kaleyi asla ele geçiremeyeceği iddia edilir.

 

 

Kale son dönemde iç savaştan dolayı hasar görmüştür.

 

 

MİMARİ ÜSLUBU

KRAK DES CHEVALİERS, HOMS, SURİYE Haçlı seferleri sırasında,1144 yılında Saint John şövalyeleri burayı ele geçirir ve tekrar inşa ederler. Haçlılar’a ait Krak Şatosu (Hısnü’l-Ekrâd) gotik mimarinin bugüne gelen başlıca askerî yapısıdır. Güvenli olarak görmedikleri kayalık tarafı, baştan aşağı yontarak, doğal bir sur haline getirirler. Aslında iç içe yapılmış kalelerden oluşan Krak des Chevaliers, bu özelliğinden dolayı, uzun bir süre Müslümanlarca ele geçirilememiştir. Arap tarihçi İbni Al Atir yazdığına göre, Müslümanların boğazına saplanmış bir kemik parçasıdır kale.

Üzerinde rahatça gezilebilen kalın surları, ahırları ,mutfakları, tuvaletleri, kilise/camisi, yaşama alanları, yemek salonu ve kale komutanının yaşadığı iç kalesi ile öylesine iyi korunmuş durumdaki, etrafta gezinen şövalyeleri, mutfakta pişen yemekleri, etrafta koşuşturan çalışanları düşleyebilmek için, hayal gücünüzün fazla mesai yapmasına hiç gerek kalmıyor. Normal zamanlarda ikibin kişi yaşarmış burada.

KRAK DES CHEVALİERS, HOMS, SURİYE Boğazdaki kemikten kurtulmak en sonunda Memlük sultanı Baybars a kısmet olur. Bina, askerî mimarisine rağmen gotik taş işçiliğinin süs unsurları ile de bezenmiştir. Kaburgalı tonozların duvarlardaki başlangıçları

 

kabartmalı konsollara oturur. Üst avlu cephesinin kemerleri üzerinde yer alan gül pencereler yine gotik motifli şebekelere sahiptir. Şato ele geçirildikten sonra yeni burçlar eklenerek müslümanlar tarafından da kullanılmıştır.
Baybars kaleyi aldığında en çok şövalyelerin yemek salonundan etkilenir. Kaburgalı çapraz tonozlarla süslenmiş koridoru bu türün ilk örneklerindendir. Bu Gotik tarz buradan Fransaya gidecek ve Katedrallerde kullanılmaya başlanacaktır. Salonu zengin eşyaların yanı sıra, duvarlarına oyulmuş pek çok yazıda süslemektedir. Yazıların hepsini teker teker tercüme ettirir ve biri hariç diğer hepsinin silinmesini ister. Bir pencere kenarında bugünde görülebilen yazı şöyledir.
Eğer zarafet, akıl ve güzellik size verilmişse, kibir ve gururun bunlara eklenmesi, tüm bu niteliklerin lekelenmesine neden olur.

MİMARİ ÖNEMİ

 

KRAK DES CHEVALİERS, HOMS, SURİYE 2006 yılında, UNESCO’nun, 30. Oturum’unda alınan kararlarla, UNESCO Dünya Mirasları Listesi’ne dahil edilen eseler arasında, Lazkiye yakınlarındaki, Selahaddin Kalesi ile aynı başlık altında birleştirilerek yer almıştır. Kültürel olarak sınıflandırılmış, II. ve IV. kriterleri karşıladığı belirlenmiştir.Selahaddin Kalesi iç savaştan yıkılma derecesinde etkilenmiştir.

 

 

Yorum Yap

Yorum Yap