Yarının Dünyası

Yarının dünyasından bahsedilirken dehşet içine düşen günümüz insanlarına şöyle bir sorum olacak;

yaşadığımız an aslında gelecek değil midir? Arabalardan bilgisayarlara, yemeklerden kıyafetlere kadar her şey hergün değişmekte. Bunu tehlikeli görmek sadece gaflettir.İleri görüşlü olmak ise tüm bu gelişmeleri olumlu ve başarılı görmektir. Ben günümüz insanların hayal bile edemeyeceği şeyleri keşke bir an önce keşfedilse, bulunsa, icat olsa diye düşünüyorum. Benim için değişim, yükselmenin ve kalkınmanın vazgeçilmez unsurudur.

Organik gıdalardan uzaklaşmaız benim için bir tehlike değildir. Toplumlar bugüne kadar birlikte yaşayabildiler ise bugünden sonra da yaşayabilirler. GDO çalışmaları bizim varlığımız için mutlak surette gereklidir. Artan nüfusun beslenmesini sağlamak hiç de kolay bir iş değildir. Sözde çevreci olan insanların buna karşı gelmesi de geri kalmış ve yükselmekte olan ülkelerin daha da geri kalmalarını istemesindendir. Biz bugün nerde o eski domatesler diyorsak eğer yüz yıl sonraki insanlar da nerde o eski tablet gıdalar diyecektir. İleri görüşlü olmak ve büyük düşünmek bunu gerektirir.

Yarının Dünyası

Kıyafetlerin yünden uzaklaşıp plastiğe doğru kayması da aynı şekilde benim için bir tehlike değildir. Bu zamana kadar deva bulunamayan dert kalmamıştır. Ancak mutlak son olan ölüm hariç. Bilim bugün ak dediğine yarın kara diyebilir ve bunu hiç kimse sorgulayamaz fakat siz bu durumdan zararlı çıkarsınız, bu da kimsenin umrunda olmaz. Hayvan sayıları hızla azalırken yün ve iplik faaliyetleri de azalmaktır. Alternatif, sentetik maddeler de aynı işi görmektedir.

Kanser olma tehlikesi var diyorlar. Siz ölüme meydan mı okuyorsunuz? Eğer illaki bi sebep lazımsa varsın kanser olsun. Öldükten sonra nasıl ve niye olduğunun bir önemi var mıdır?    Müstakil evler yıkılıyor, kentsel dönüşüm adı altında mahalleler yok oluyor ve beton çağı başlıyormuş. Ya ne yapalım? Daha iyi bir çözüm yolu olan var mı? Hiç şüphem yok ki hepinizin bir fikri vardır. Ancak durum sizin sandığınız kadar basit değil. Gecekonduların yerini alacak olan gökdelenler normal binalardan daha güvenli olması sizce de normal değil mi? Gelişen teknolojilerin bizi hayatımızın her alanında etkilemesi de normaldir.

Velhasıl kelam benim size tavsiyem artık geçmişe ve çevreye bakmayın. Kim, ne demiş umrunuzda olmasın. Gözünüzü kapatın ve mantığınızı açın. Eğer varolmak istiyorsanız siz de bu değişimin bir parçası olun. Küçük resme değil her zaman büyük resme bakabilmeyi öğrenmelisin der benim babam. Gelin siz de bu nasihate kulak verin Vesselam.

Sosyal İçerik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sixteen + twenty =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.